Merhaba, ben Doç. Dr. Ali Fırat Karataş.
Yıldırım Beyaz Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı öğretim üyesiyim. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda ihtisasımı tamamladıktan sonra çocuk ortopedisi üzerine yan dal yapmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne gittim. Orada Alfred I. duPont Çocuk Hastanesi’nde iki yıl süreyle çocuk ortopedisi üzerine eğitim aldım.
Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda tüm dünyada artık branşlaşmaya gidilmektedir. Çocuk ortopedisi de bu branşlardan, bu alt dallardan en önemlilerinden biridir. Çocuk ortopedisi, özellikle ilk 18 yaşta çocuğun gelişimini, ortopedik gelişimini ve ortopedik bozukluklarını erken dönemde tanıyabilecek ve tedavi edebilecek bir yan daldır.
Çocuk ortopedisi özellikle gelişimsel kalça displazisi, doğuştan çarpık ayak, serebral palsi, boy uzunluğu eşitsizlikleri ve travmalar sonrası meydana gelen deformiteleri içeren çok geniş bir alandır. Merkezimize özellikle basma bozuklukları, ayak bozuklukları ve omurga bozukluklarıyla ilgili birçok çocuk başvurmaktadır. Bu çocukların takip ve tedavileri yapılmakta ve gerçekten iyi sonuçlar alınmaktadır.
Ancak burada önemli olan, sadece bu iş üzerine ihtisaslaşmış ve profesyonelleşmiş bir ekip tarafından tedavinin ve takibin yapılmasıdır. Çocuk ortopedisinde çocuğun yönetilmesi ve tedavisinin düzenlenmesinde en önemli unsurlardan biri ailelerdir. Ailelerin uyumu, ailenin rahatlatılması, hastalığın ortaya konması, hastalığın aileye çok iyi anlatılması, takip ve tedavi programının yıllarca sürebilecek takip ve tedaviler olabileceğinin açıklanması çok önemlidir.
Aileye belli bir program verilmelidir. Hastalığıyla ilgili takip ve tedavi programı oluşturulmalıdır. Böylece aile rahatlatılmalıdır. Bu tedavi sonucunda ne kadar başarı elde edilebileceği ve tedavi sonucunda ne kadar komplikasyon oranı olduğu ailelere çok iyi anlatılmalıdır. Aileler olayla ve süreçle ilgili ne kadar iyi bilgilendirilirse o kadar rahatlar ve tedaviye uyum sağlarlar.
Aile başka bir hekim tarafından yönlendirilmişse, örneğin çocuğun kalçasıyla ilgili bir problem olduğu söylenmişse, aileler gerçekten çok panik olmakta ve çocuklarının sakat kalacağını ya da toparlayamayacağını düşünerek büyük bir üzüntü içine girebilmektedir. Ancak öncelikle profesyonel bir tanı yöntemiyle değerlendirme yapılmalıdır. Bebekse ultrasonografi yöntemiyle, daha büyük bir çocuksa çekilecek grafiler, X-ray’ler ve röntgenlerle patoloji ortaya konulmalıdır. Gerçekten bir patoloji var mı yok mu aileye anlatılmalıdır. Bunun büyük oranda, neyse ki tüm dünyada olduğu gibi merkezimizde de başarılı şekilde tedavi edilebileceği aileye aktarılmalıdır.
Aileyi ne kadar rahatlatırsanız, tedavi uyumu o kadar artar. Burada önemli olan, size gelen bebekte patoloji var mı yok mu önce bunu ortaya koymaktır. Patoloji varsa; ayağında, kalçasında, dizinde sorun neyse bunun tedavisini aileye anlatabilmek gerekir. Düzgün ve doğru yapılan tedavilerle, şu anda tüm dünyada olduğu gibi merkezimizde de çok iyi sonuçlar alınabilmektedir.
Bebekler ne kadar küçük yaşta ya da ne kadar erken aylarda bize başvurursa, tedavi ve başarı oranları o kadar artmaktadır. Özellikle doğuştan çarpık ayak, kalça problemleri, diz problemleri, doğuştan meydana gelen tüm problemler ve omurga problemlerinde erken tanı ve tedavi çok önemlidir. Doğru yapılacak bir tanı yöntemiyle ortaya konulan patoloji, yaşamın ilk bir yılında çoğu zaman yüzde 100’e yakın oranlarda tedavi edilebilmektedir.
Daha ileri yaşlarda, adölesan çağ dediğimiz 10, 11 ve 12 yaşlarda merkezimize başvuran bir grup da omurga sorunu ile başvurmaktadır. Özellikle kız çocuklarında sebebi belli olmayan omurga eğrilikleri grafilerle takip edilmekte, cerrahi sınırlarının altında tutulmaya çalışılmakta ve korse tedavileri uygulanmaktadır.
Peki, bu bahsettiğimiz hastalıklar içerisinde bilinçsiz bir yerde yanlış bir tedavi uygulanırsa buna dikkat etmek gerekiyor mu? Böyle bir durum olduğu zaman bu ileride ne gibi sorunlara yol açar ve düzeltilmesi ne kadar mümkündür?
Burada önemli olan, bebeğin ne kadar küçük yaşta geldiği ve tedavi planının profesyonel bir ekip tarafından yapılmasıdır. Gerçekten tecrübeli, çocuk ortopedisine kendisini adamış bir hekim tarafından yapılacak tedavilerde çok büyük sorunlarla karşılaşmamaktayız.
Ancak bu hastalıklarla sık karşılaşmayan, bu konuda uzmanlaşmamış ve sadece bu işi yapmayan hekim gruplarında maalesef çeşitli patolojiler ortaya çıkmakta, çeşitli komplikasyonlar gelişebilmekte ve bunların tekrar tedavileri merkezimizde üstlenilmektedir. Çocuklarımızı hiçbir zaman başka bir hekimin yaptığı yanlıştan dolayı tedavisiz bırakmayız.