Murat Mahir Kabalak:
Evet, merhaba değerli dinleyicilerim. Yeni bir “Konuşuyoruz” programına hoş geldiniz. Bugün Mehmetli hocamın yanındayım, Ali Fuat Karataş hocamın yanındayım. Kendisi ortopedi ve travmatoloji uzmanı. Bu arada Prof. Dr. olduğunu da başında söylemem gerekirdi. Hocam nasılsınız?
Ali Fuat Karataş:
Teşekkürler, hoş geldiniz. Sağ olun. Gördüğünüz gibi çocuklarla uğraşıyoruz. Bizim branşımız çocuk odaklı. Ortopedi ve travmatoloji uzmanıyım ama aynı zamanda çocuk ortopedisi üzerine yurt dışında fellowship eğitimi yaptım. Dolayısıyla çocuklar ve ortopedik problemleri üzerine yoğunlaşmış vaziyette takiplerimizi sürdürüyoruz.
Murat Mahir Kabalak:
Burada tabii ben biraz daha özel soruyu da açmak istiyorum. Hem de sizden duyuyoruz ama dinleyicilerimizden bilen olur, bilmeyen olur. Siz ortopedi uzmanısınız ama çocuk üzerine daha da uzmanlaşmış bir haldesiniz, böyle anlayacağız değil mi hocam?
Ali Fuat Karataş:
Aynen. Bizim şu andaki Türkiye’deki eğitim modelimiz, bizim de asistan yetiştirirken ve üniversitede verdiğimiz temel eğitim programımız; travma, yetişkin ortopedisi, eklem cerrahisi ve çocuklarda genel travma üzerinden ilerliyor. Bir de tabii bunun yan dalları var. Ortopedi gerçekten çok geniş bir branş.
Çocuk ortopedisi tüm dünyada tamamen farklı bir alana doğru gitmiş durumda ve öyle olmak zorunda. Ortopedide bunun eksikliğini hissedince biz 2010’dan itibaren Çocuk Ortopedi Derneği’nin üyesi, aktif üyesi, kurucu üyesi ve yönetim kurulu üyesi olarak bu konu üzerine daha fazla eğilme kararı aldık. Bununla ilgili branşlaşmak, yan dal üzerine biraz daha uzmanlaşmak üzere bizden önceki hocalarımızın da büyük katkılarıyla yurt dışında bir fellowship eğitimi aldık. Bunun da ana vatanı Amerika Birleşik Devletleri.
Özellikle ortopedi ve çocuk ortopedisinde gerçekten dünyada çok önemli isimlerle beraber çalışma şansımız oldu. Türkleri de çok severler. Ortopedi camiasının Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekten inanılmaz bir ilişkisi, etkisi ve dostluğu vardır.
Murat Mahir Kabalak:
Bu da çok koruyucu bir zaman.
Ali Fuat Karataş:
Evet, çok farklı bir bağ vardır. Böyle başa baş gideriz. Birbirimizle yarışırız, tatlı bir rekabet vardır. İyi sonuçlar alırız. Hep onlar merak ederler: “Ne yapıyorsunuz, ek bir şey yapıyor musunuz?” Biz merak ederiz: “Siz ne yapıyorsunuz?” Tabii yurt dışında teknolojik ve maddi bazı avantajlar olduğu kesin ama biz de burada özveriyle çalışıyoruz.
Bunun için yaklaşık 1,5-2 yıla yakın bir yurt dışı deneyimimiz oldu. Ortopedinin üzerinde çocuk ortopedisi nedir, biz de bunu aslında temel edindik. Daha sonra ülkemize döndük. Üniversitede doçent olduk, profesör olduk. Hem akademik olarak ilerledik hem bilimsel yayınlarımızı sürdürdük hem de gördüklerimizi ve bildiklerimizi asistanlarımıza aktardık.
Türkiye’nin şöyle bir yapısı var: Türkiye’de doğum oranı gerçekten yüksek. Avrupa’da, Hollanda’da yılda 80.000 çocuk doğuyorsa Türkiye’de yılda yaklaşık 1,5 milyon çocuk doğuyor. Göçmenler, sığınmacılar ve eksik kalan birçok rakama rağmen bunların 200.000-250.000’inin de ortopedik bir problemi var. Ufak tefek de olsa, nörolojik de olsa, ağır da olsa kronik sorunlar gibi yüz binlerce çocuk söz konusu.
Bir çocuğa başladığınızda en basit hastalıkta 4 yıl sürüyor. Bazı çocuklarda 15 yıl boyunca takip gerekiyor. Yani siz aileyle birlikte çocuğu büyütüyorsunuz. Çünkü her yıl yeni bir hastanız var, her yıl yeni bir anatomi, her yıl yeni bir insan var. Çocuk böyle bir şey.
Genelde ortopedi camiasında çocuk ortopedisi meşakkatli bir iştir. Gönül bağı kurmanız gerekir. Bu işi seven arkadaşlar tabii çok yoğun değil. Tüm dünyada böyle. Hem maddi hem manevi olarak gerçekten özveriyle bulunmanız gereken bir branş. Çok mutlu edici bir branş. Her şey yolunda yapıldığında bunun için uğraşırız ve çok mutlu oluruz.
Durum bu. On binlerce çocukla beraber değişik tedaviler yapıyoruz. Yurt dışında gördüğümüz tedavileri buraya yansıtıyoruz. Buradaki çocuklarla beraber o tedavileri geliştiriyoruz. Avantajlarımız var. Aileler çok bağlı. Birbirimizi tam destekliyoruz, iyi takip ediyoruz.
Murat Mahir Kabalak:
Aile oluyorsunuz artık.
Ali Fuat Karataş:
Evet, öyle bir durum var tabii. Ülkemizin yapısından kaynaklanan inanılmaz bir aileyle beraber sürekli iletişim halinde olma hali var. En küçük bir sorunda müdahale ediyoruz. Onlar her şeyiyle size danışıyor, güveniyorlar. Bu aşamada mutluyuz. Bu şekilde devam ediyoruz.
Murat Mahir Kabalak:
Hocam evet. Ben de lafınızı keserek bir şey söylemek istiyorum. Değerli dinleyicilerim, özellikle burada hocamın 1-2 muayenesini görme fırsatım oldu. Gerçekten hastalarının 3. yılında, 4. yılında birkaç vaka ve farklı farklı vakaları dinleme, görme ve gözlemleme fırsatım oldu.
Hocamın “mutluyuz” dediği, kendi özverisinden bahsettiği, bizim de soluksuz dinlediğimiz az önceki dakikalarda yaptığı o güzel anlatımın gerçekten bu işin öyle kolay olmadığını gösterdiğini söylemek isterim. Gelen ailelerle artık hastaların eski takipleri, önünde açık bilgisayar, geçmiş kayıtlar, yeni yapılan işlemler, içe dönük bacak şimdi ne durumda, 1 ay sonra tekrar, 3 ay sonra tekrar gibi süreçler var.
Gerçekten burası çocukların aileleriyle birlikte sık sık geldiği bir yer. Bunu gözünüzde canlandırmak açısından söylemek istedim. Biz burada sadece birkaç dakika durduğumuzda bile hocamızın ne kadar özveriyle çalıştığını gördük. İçsel motivasyonunun karşılığını burada görmüş olduk. Hocam, ben şunu sormadım: Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Ali Fuat Karataş:
Çocuk ortopedisini tanımlayabilirim. Çocuk ortopedisi aslında ortopedinin kendi içinde bir branşlaşma anlamında çok önemli bir alanıdır. Tüm dünyada üst ekstremite, alt ekstremite, omuz, kol, kalça ve eklem cerrahisi zaten branşlaşmış durumda. Çocuk ortopedisi ise bambaşka bir dal.
Çünkü dediğim gibi büyüyen, sürekli değişen bir canlıyla uğraşıyorsunuz. Onu büyütürken de şekillendiriyorsunuz. Ortopedinin anlamı da zaten bu: büyürken şekillendirme, doğru şekillendirmeye çalışma. Eksik uzvu olabilir, bacağı kısa olabilir, kalçası yerinde olmayabilir. Takiple bir şekilde düzeltip, ondan sonra çok iyi bir kontrolle bunun doğru gitmesini sağlıyorsunuz. Çocuk ortopedisinin temel noktası bu.
Ayak problemleri çok sık görülür. Çarpık ayak, doğuştan çarpık ayak, pes ekinovarus gibi durumlar vardır. Gerçekten pes ekinovarus hasta grupları var. Bunlar birbirine destek veren ailelerdir. Aileler birbirine gruplar kurar, inanılmaz şekilde birbirlerini desteklerler.
Çünkü anne bebeği kucağına alıyor, ayağında bir eğrilik var. Bir anda o durumu düşünemiyor musunuz? “Sakin ol, biz bunu düzelteceğiz, beraberiz” diyoruz. Bazen anne karnında da tespit ediliyor. Ultrasonla görülüyor, kadın doğum uzmanı fark ediyor. Hemen arıyor: “Ben iki hafta sonra doğum yapacağım, ne yapacağım?” Hemen programı çiziyoruz. “Doğunca şöyle yapacağız, 3. ya da 4. gün buluşacağız” diyoruz. Ondan sonra beraber büyütüyoruz, beraber burada koşturuyoruz.
Murat Mahir Kabalak:
Süper, harika bir şey. Herkese rahatlık veriyor. Çok güzel bir şey hocam. Tabii annenin travması var. Şimdi sizin hemen doğum sonrasında bir arada olmanız gerçekten çok önemli.
Burada olup hocamızı gözlemleme fırsatınız tabii ki birçok kişinin olmayacaktır ama buradan Ankara’dan, Türkiye’den, tüm dünyadan, Türkçeyi anlayan ve bizi dinleyen herkese selamlar olsun. Türkiye’den, Danimarka’dan, Hollanda’dan gurbetçilerimiz bizi Spotify’dan dinliyorlar. Yine YouTube kanalından da dinleyebilirsiniz. Hocamızı da Ali Fuat Karataş olarak Instagram’dan aratarak bulabilirsiniz.
Bu anlamda sorularınızı hocam nasıl ulaştırabilirler? Instagram’dan DM mi atsınlar? Burada telefon numaranızı söyleyelim mi?
Ali Fuat Karataş:
Evet, merkez numaramız var: 545 251 5101. Asistanlarım sürekli telefonu takip ediyor. Çünkü takip ettiğimiz hastalar var. Bir sorun olması durumunda müdahale edebilmek için mümkün mertebe cevaplamaya çalışıyorlar. Bana danışıyorlar, ben de onları yönlendiriyorum.
Dolayısıyla bu hattımız her zaman açık. İnternette de Ali Fuat Karataş web sitesine girildiğinde oradan da WhatsApp yoluyla mesaj gönderebilirler. İnternet sitemizde bağlantı var. Instagram’dan da yazabilirler. Hepsinde en kısa sürede dönüş yapmaya çalışıyoruz.
Çünkü insanların çocukları söz konusu. Bizim de çocuğumuz var. Çocuğuyla ilgili bir şeyi çözmeye çalışıyoruz. Bu, onun için dünyanın en önemli şeyi. Hepimiz için de öyle. Bir şekilde ona cevap vermek gerekiyor. Elimizden geldiğince her türlü yardımı yaparız, yol gösteririz.
İkinci görüş de çok önemli. Artık herkes bir tanı alıyor, bir de başka biri görsün istiyor. Bunu birçok ülkede yapamazsınız. Ama ülkemizde bu işle uğraşan, gerçekten hatırı sayılır çok değerli hocalarımız var. Belli şehirlerde sayı çok fazla değil ama gerçekten otorite anlamında çok kıymetli isimler var.
Hepimiz tabii bu kadar büyük nüfusun olduğu bir yerde bu işe konsantre olduğunuzda birçok alanda gerçekten otorite sahibi olabiliyoruz. Yıllardır uğraşıyoruz. 20 binin üzerinde çocuk takip ettik. Birçok konuda ileride neler olabileceğini öngörebiliyoruz. Aileye bunu çizebiliyoruz. Bu çok önemli. Bazen 10 yıllık bir plan çizmeniz gerekiyor.
Bazı hastalıklar var. Çocuk spastik doğuyor ya da doğduktan sonra birtakım problemler geçiriyor. Kas problemleri oluyor. Bu çocuğun rehabilitasyonu, nörolojisi, çocuk ortopedisi, çocuk fizik tedavisi, cihazlanması ve başına gelebilecek problemler var. Hepsini yönetmeniz gerekiyor ve aile aslında bir yönetici arıyor.
Murat Mahir Kabalak:
Bir rehber arıyor.
Ali Fuat Karataş:
Evet. Bunu ülkemizde çocuk ortopedisi olarak oturttuk. Bize ulaşabilen birçok ailede tüm branşlardan konsültasyonlarını ayarlıyoruz. Cerrahi gerekiyorsa cerrahiyi, gerekmiyorsa rehabilitasyonu, takip sürecini ve ne zaman cerrahi gerekebileceğini planlıyoruz.
Çok iyi bir kayıt sistemimiz var. Her kontrolü çok iyi kaydederek çocuğu çok iyi dokümante ediyoruz. Etmeliyiz çünkü. Dolayısıyla çok değişik bir branş. Çok alt branşları var. Kalça çıkığından çarpık ayağa, nörolojik problemlerden bacak kısalığına, bacağın kısa doğmasından parmakların yapışık olmasına kadar inanılmaz bir spektruma sahip. Çok parametreli, yorucu ama çok da mutlu bir şekilde ilerliyoruz.
Murat Mahir Kabalak:
Değerli dinleyicilerimiz, Prof. Dr. Ali Fuat Karataş’la konuşuyoruz. Kendisi ortopedi ve travmatoloji, çocuk ortopedisi uzmanı. Hocam, şimdi bizi yurt dışından da dinleyecek olanlar için, buradan kim duyarsa dinlerse, çocuğuyla ilgili bir ortopedik sorun varsa, doğmadan önce de bazı şeyler fark edilebiliyor mu? Ultrasonla mı?
Ali Fuat Karataş:
Bazı şeyler ultrasonla saptanabiliyor. En azından öngörülüyor. Çocuğun pozisyonu olarak ayağı içe dönük olabilir. Aileye bir uyarı geliyor. Doğunca sürpriz olmasın diye ya da doğduğu zaman bir ortopedi uzmanıyla görüşmesi söyleniyor. Burada önemli olan çocuk ortopedisi uzmanıyla görüşmesidir.
Bir başka konu kalça çıkığı. Kalça çıkığı ultrasonlarını da biz kendimiz yapıyoruz. İkinci ayda, 8. haftalık dönemde burada çok küçükken yakalıyorsunuz ve çok basit bir bandajla çok büyük operasyonlardan kurtarıyorsunuz. Doğru ellerde gerçekten inanılmaz sonuçlar alınabiliyor.
İlk 6 ayda kalça çıkığını tedavi etmemek çok zor. Yakalarsanız, düzgün takip ederseniz, aileyi iyi bir süreçle desteklerseniz, sıkı kontrol ederseniz ve aile de tedaviye uyarsa sonuçlar çok iyi oluyor. Sonra işler gittikçe kompleksleşiyor. Onlarla da baş ediyoruz ama üzülüyoruz. Çünkü bu kadar ağır bir deformasyona dönüşmeden önce biliyoruz ki biz bunu tedavi edebilirdik.
Bu önemli. Çocuk ortopedisinde aile herhangi bir yaşta bir şey düşünüyorsa hiçbir yaş geç değildir. 15-16 yaşa kadar çocuk her türlü tedaviden belli bir fayda alabilir. Tabii ne kadar küçükse, ağaç yaşken eğilir misali, o kadar daha fazla verim alıyoruz. Ama moral bozacak bir yaklaşımımız yok. “Geç kaldınız” gibi bir yaklaşım değil. Yine de çocuk ortopedisi derneği olarak, çocuk ortopedisi alanında erken yakalamaya ve ailelerle erken buluşmaya çalışıyoruz.
Halk sağlığı başkanlığıyla da sürekli projeler yürütüyoruz. Kalça çıkığı nasıl taranmalı, ailelere nasıl ulaşılmalı, hangi durumlarda alarma basılmalı gibi konular üzerinde çalışıyoruz.
Murat Mahir Kabalak:
Hem halk sağlığı hem aile hekimliği projeleri de var.
Ali Fuat Karataş:
Aynen. Kalça çıkığı tarama programı artık zorunlu tarama programlarından biri haline geldi. İşitme testi gibi, diğer testler gibi kalça çıkığı tarama programı da zorunlu. Çünkü yaklaşık 15.000-20.000 bebek kalça problemiyle geliyor. Onları ilk 6 ayda çözerseniz hem aileyi hem ülkeyi hem de en başında çocuğu çok büyük bir yükten kurtarıyorsunuz.
Murat Mahir Kabalak:
İşin spektrumu geniş dediniz hocam. Gerçekten geleceğe dönük projeksiyona baktığımızda, bu çocuk büyüyecek, bir birey olacak. Onun bir an evvel doktor gözetimine alınması, erken dönemde yapılabilecek bir şeyin gecikmeden yapılması ve hayata katılması çok önemli.
Yani 15 yaşında, 13 yaşında da alırım diyorsunuz, bunun tedavisi var diyorsunuz ama en küçük bir problemde danışmak lazım.
Ali Fuat Karataş:
Evet. Hiçbir şey olmadıysa bir yürüyüş videosu gönder diyorum. “İçe basıyor, dışa basıyor” denildiğinde, “Bir şort giydir, sert bir zeminde bana 15 saniyelik video gönder” diyorum. Çok yoğunum ama bir şekilde gece 1’de de olsa dönüş yaparım. Eğer bir şey uyandırıyorsa, o zaman neredeyse, gelemiyorsa o bölgede kime gidebileceğini söylüyorum. Öğrencilerimiz var, yetiştirdiğimiz insanlar var.
Artık teknoloji çağındayız. Birçok şeyi görsel olarak paylaşabiliyorsunuz. Dolayısıyla en azından bir şüphe uyandırıyorsa, aile rahatsız olmuşsa ama size ulaşamıyorsa, Erzurum’da kar yağmışsa, uçak gelemiyorsa, “O zaman bir röntgen çektir, bir video gönder” diyorum. O şekilde muhakkak gelmesi gerekip gerekmediğini değerlendiriyoruz ya da bekleyebiliriz diyoruz.
Murat Mahir Kabalak:
Bir takım çıkıyor, bir ağ oluşuyor. Bu anlamda hem Türk hekimlerinin, ülkemizin avantajları hem de teknolojinin avantajlarıyla birlikte inanılmaz bir yere gelmişsiniz hocam.
Dünyadan da gelen hastalarınız var. Ben de şahit olduğum bir hasta vardı. Sanırım Lübnan’dan gelmişti galiba. Yanlış mı hatırlıyorum?
Ali Fuat Karataş:
Cezayir’di. Bazı hastalıklar çok özel hastalıklar. Çok sık görülmüyor. 2011’den 2013’e kadar bir eğitim aldık. 2018’de tekrar eğitim aldık. Bazı sık hastalıklarda çok tecrübeniz oluyor ama bazı nadir hastalıklarda o kadar çok tecrübe olmuyor. Bu herkes için böyle. Dolayısıyla bunlara yöneldik ve portföyümüze ekledik.
Örneğin çocuğun uyluk kemiği kısa, kalçası gelişmemiş. Uzatma ameliyatı, düzeltme ameliyatı, kalçayı oluşturma ameliyatı, dizin bağlarını oluşturma ameliyatı gerekiyor. Bu çocuk 15 yıl boyunca uzayacak ve bu bacak kısalacak. Tekrar uzatacaksınız, tekrar kısalacak, tekrar uzatacaksınız. Siz ona 10 yıllık bir proje çizeceksiniz.
Bunu yapabilen dünyada çok az cerrah var. Rakam olarak belki söyleyemem ama gerçekten her ülkede bir iki cerrah bu işle ilgili çok yoğun çalışıyor. Çünkü hastalık 150.000’de bir görülüyor. Böyle olunca Avrupa’da bu işle çok fazla uğraşan arkadaşımız yok.
Amerika Birleşik Devletleri’nde eğitim aldığımız merkezler var ama oranın maddi külfetleri, ulaşım koşulları ve diğer süreçleri çok problemli. İnanılmaz yüksek maliyetler var. Dolayısıyla ülkemiz bu açıdan nadir görülen hastalıklarda gerçekten bir çare kapısı olmaya başladı.
Instagram’dan “Bizim böyle bir çocuğumuz var, getirelim” diye yazanlar oluyor. “Bir şey yapılamaz” denen birçok çocuk gelmeye başladı. Tümör hastaları, doğumsal problemi olanlar gelmeye başladı. Bunlarla iyice özelleştik. Çok tecrübemiz oldu. Bu çocuklara çok iyi bir tedavi programı sunabildiğimiz için yurt dışından da ciddi anlamda hasta almaya başladık. Azerbaycan, Arap ülkeleri, Afrika, Nijerya gibi ülkelerden çok hastam var. Nijerya’dan davetliyiz mesela.
Çünkü orada iş çözülemiyor. Olumlu sonuçlar görüldükçe de aileler “Her yıl gelirim, burada bir ay kalırım, tedavimi alır giderim” diyor. Bu çok önemli. Bulunamayan bir yerde çare kapısı olmak çok kıymetli. Onun için yurt dışı hasta sayısı da gerçekten yurt içi kadar arttı.
Murat Mahir Kabalak:
Biz kendi nüfusumuzun ve yoğunluğumuzun fazlalığından bahsederken tabii tüm dünyaya da böyle hizmet etmek durumundayız. Bu hem gurur verici hem de özellikli operasyonlarla ilgili bir adres olmamız anlamına geliyor. Hem ülkemiz açısından hem Ankara açısından çok önemli.
Hocamız Ankara’da kendi adıyla, Prof. Dr. Ali Fuat Karataş olarak arandığında ulaşılabilecek bir isim. Değerli dinleyicilerim, eğer bizi yurt dışından dinliyorsanız ve dilimizi anlıyorsanız yine bize ulaşabilirsiniz. Hocamıza Instagram hesabından ya da benim hesabımdan yazabilirsiniz. Ona ulaşamazsanız bana da ulaşabilirsiniz.
Hocam, ben gerçekten keyifle dinliyorum. Yaptığınız işleri dinledikçe göğsümüz kabardı. Bir ortopedi hocasının yanında göğsümüz kabardı, omuzlarımız dikleşti, postürümüz düzeldi diyelim. Bildiğimiz kelimelerle size böyle söyleyelim.
Ben de samimiyetle çok memnun oldum. Çocuklara bakışınızı gördüğümde, çocukları birkaç yıldır takip edince “Gel, yürü bakalım” gibi aileden biri gibi yaklaşımlarınızı görmek çok keyifliydi. Çocukların gelip burada bildikleri oyuncaklarla oynaması çok güzeldi. Ailelerin ayak numaraları, ayakkabıları, açıları ve tedavi süreçleriyle ilgili bilgileri artık çok normalleştirmiş olması dikkat çekiciydi.
Bu süreci dışarıdan birkaç gündür gözlemleyen biri olarak, herkesin işin farkında ve bilincinde olduğunu gördüm. Hocam, iyi ki varsınız. Başka neler söylemek istersiniz?
Ali Fuat Karataş:
İlk iş aileyle konuşuyoruz. “Bunu beraber tedavi edeceğiz” diyoruz. Biz ne dersek, robot gibi yapacaksınız demiyorum ama talimatlara uyacaksınız. Her şey tabii ki her zaman mükemmel olmayabilir ama tedavi prensiplerimiz bu. Bunlara uyabilecekseniz başlayalım diyoruz. Aileyi seçmek değil ama aileyi buna hazırlamak gerekiyor. Bu uyumu sağlayabilecek aileyle başarırsınız.
Murat Mahir Kabalak:
Net bir şey bu. Bir şey yapılacaksa siz de uyacaksınız.
Ali Fuat Karataş:
Evet, bu böyle. Bu ayakkabı takılacak, kontrole gelinecek, film çekilecek, fizik tedavi alınacak. “Fizyoterapistin kim? Bana fizyoterapistin beni arasın” diyoruz. Öyle bir sürece giriyoruz ki fizyoterapist bana ayda bir çocuğun yürüyüş videosunu atar. Böyle motomot bir takip yapıyoruz. Çünkü biraz rijidiz ama öyle olmak zorundayız.
Murat Mahir Kabalak:
Keskin köşelere sahipler, prensipler net ve bazı kurallar sert. Bu prensiplere uymak zorundayız. Rijidden kastımız da bu. Bu disipline uymak çok önemli.
Özellikle bir hocadan böyle hayati bir durumda rehberlik alıyorsanız, değerli dinleyicilerimiz, sağlıkta bir rehberinizin olması sizin için çok değerli, hepimiz için çok değerli. Dolayısıyla hocam, ben araya da böyle dalıyorum ama dayanamadım. Sizinle konuşmak çok keyifli.
Ali Fuat Karataş:
Aynı şekilde. Her zaman hem tedavi ediyoruz hem büyütüyoruz hem de başka sorunları diğer ekip arkadaşlarımıza da yönlendiriyoruz. Sık sık başka ekip arkadaşlarımız da “Hocam şöyle bir şey var, ne yapalım?” gibi sorular yöneltiyor.
Murat Mahir Kabalak:
Burada multidisipliner bir durum söz konusu.
Ali Fuat Karataş:
Tabii. Bu iş tek başına değil. Bir nöroloji ekibimiz var: çocuk nörolojisi, çocuk rehabilitasyonu, fizik tedavi, çocuk gelişimi, çocuk psikiyatrisi, çocuk psikolojisi ve dil-konuşma terapisi. Bunların hepsi beraber çalışıyor.
Ben ortopedik yönden her şeyi maksimum düzeyde yoluna koyacağım ki onlar da sosyal yönden, zeka yönden, gelişim yönden, yaptığım tedaviyi koruma yönden ve medikal cihazlama yönünden uyumlu şekilde süreci sürdürebilsin. Bundan sonra herkes rahatlayacak, herkes “Biz üzerimize düşeni yaptık” diyecek. Zaten bu yapılınca da sonuç son derece başarılı ve istediğimiz gibi gidiyor.
Murat Mahir Kabalak:
Hocam çok teşekkür ederiz. Değerli dinleyicilerimiz, müsaadenizle hocam, ben bu programı sonlandırıyorum. Çok teşekkür ediyorum, ayaklarınıza sağlık. Sağ olun hocam.
Arkadaşlar, sorularınızı bize ulaştırabilirsiniz. Çok güzel bir konuydu. Merak ettiklerinizi sorun, yazın. Buradayız. Bir sonraki programımızda görüşmek üzere, hoşça kalın.